Kim
Bitmeyen gecenin soğuğudur yüzüme vuran Bir çiçeğin ayaklar altında edilişi Ormanda kaybolan Arayan çaresiz ellerim Saçlarım kendi kendini yolan Ah Kim bu çığlığına sesi ulaşmayan? Tren geçiyor bak uzaklardan Seni bana hiçbir zaman taşımayacak olan Ah böyle zamansız dalından meyvesi koparılan Kışları kardan adam Yazları kulaç atan mutlular var Gelmeyecek mevsimlerin arafında Kahverengi battaniyesine kim kavuşamadan ayrılan Simli bir nehir yüzün İlk ve son kez gördüğüm Tanımadığım ellerden alıp sol göğsüme dayadığım Eylül'ün son gecesi Sessiz kalabalık etrafımda toplanan Kim kuruyan gövdeyi diri diri toprağa koyamayan Kim bu dinmeyen çığlığına sesi ulaşmayan