H'aykırı
Gri bir sabah
Kalbim bir çekmece gibi sıkışık
Kurudum
Reddediyor, su almıyor vücudum
Taşıyor içsem gözlerimden
Söz vermiştim bir zamanlar Tanrıya
Düşmeyecektim bir daha
Olan oldu işte
Olan oldu
Yatırdım dizlerime doğmamış bir çocuğu
Mayıs sineği olamaz insan
O çıkar ansızın yerin en dip kaygısından
Katiline aşık olmuş bir kurban
Üstelik ölü geliyor önceki seremoniden
Bulutlara yüklenmiş kan
Akıyor üstüne Marmara'nın
Akluofobi hiç kalıyor
Bir çift el sıkıyor nefesimden aydınlıkta
Yine terk ediyorum kendimi
Bulamadan gidiyorum kendimden
Soruyorum
Soruyorum
Ölüysem ben
Öldüysem
Neden sonsuz korkuyorum ölmekten?
Fanusuna çarpmadan anlamıyor balık
Hapishane parmaklıklarının yalan olduğunu
Mahpusluğu sınırların inşa ettiğini
Dalgalar bir tırpan gibi çarpıyor göğsüme
Memelerimin arasından çıkan kanın rengi şaşırtmıyor
Kara bir şeyler hep içimde
Bir kuş çakılıyor yere tam havalandım derken
Acıtıyor bir çakıl taşı gövdesini
Cennetten kovulmanın hıncı haksız çıkarıyor bizi
Yasak meyve bizi yiyor Tanrım
İnsan çaresiz
İnsan buz
İnsan sadece bir kütle
Meleklerin masum gelmiyor bana artık
Şeytanı şeytan yapan ihanetı anlıyorum
Meryem sarılmadıysa kollarına bir adamın
Hiç aşık olmadıysa
Yaşamış mıdır ?
Sanmıyorum
Masumiyet dediğin muhafaza değilse
Hile bir tohum gibi benliğimize ekilmişse
Kandırıldıysak ezelinden
Sırf bir erkek koynuna alabilsin diye bizi birinci elden
Engelleyemiyorsan
Kim olduğunu seçemiyorsan
Aşkı doğmaktan farklı kılan nedir?
Teşebbüs edilmeden cinayetime
Öpmek istiyorsam onun sıcağından
Bunun isteğini sonunu bile bile kabul ediyor
Ağlıyorsam, yanıyorsam bir kış günü
Dünyanın cehenneminden farkı nedir?
Hiç sevilmemiş fahişelerin masum olduğunu söylüyorsam
Onun şuan başka gerdanlarda yattığını biliyor
Yine de onu sevmekten vazgeçemiyorsam
Doğru olan sevmeye karşı koymak mı?
Mümkün olan sevmeye bile bile kurban edilmek değil de ne?
Asırlardır olan kutsalını al benden
Teslim olacağım, öleceğim yeniden
Aşk acı meyve, yiyorsa beni şimdi
Ah bu meyve senin yarattığın değil mi?
Yorumlar
Yorum Gönder