Zebercet
Sus beni
Sus değmesin leb
Ulaşmasın harf
Duymasın çocuklar
Yavan günlere benzeyen saçlar
Akıyor omzumdan
Güvenmiyorum üst geçitlere
Sevmiyorum onları
Hoş kadın yalnızlığı
Yalınlığa düşüş sanmasınlar bunları
Olsa olsa yalın ayak karanlık kumsalı
Rüyalarımda genişleyen galaksinin
Sabit ayı, yıldızı
Yakamozu tükenmeyen
Sıkı tutuyorum kavanozları
Kapaklarını açabiliyor ellerim
İhtiyaçsızlık bilmezler ki vahim
Göz pınarları görmüyor birbirini
İşte buradan anlıyorum insanlığı
Tükürdüğüm taş kınalarını yakıyorum
Tüm politikacıların şerefine içiyorum
Sağ ayağını kestiği fayans kırığını
Annesine şikayet etmiyor çocukluğum
Güç istemeyen ruhuma dolan
Öfkeli çığlıktan başka hiçbir şeyden
Korkmuyorum
Sus beni
İçimdeki hayvanın zayıflığı
Saklandı zırhına gövdemin
Kaynadı zırh, kesildi süt
Göz çöl, ruh sağır
Kalp zebercet
Kremasından başlayarak yenen Rondo'ların
Elması çürük şekerlerin
Macunları limonlu seven çocuğu
Hatırlatıyor kendini kırık bakışta
Aynalara uzun bakarak ağlar
Duvak hayalleri kurar kadınlar
Hayalsizliğimi ve ağlayamazlıklarımı
Dilerim kadınlığım bağışlar
Sınırında kal
Kurtarılamaz hatıranın altın tozu
Saatlerine iliştirme
Saatlerine iliştirme
Kir temizlenmez
Taşınmaktır tek yolu
Sus beni
Zehrini koru
Bir La etmez misafirliğim
Vardır elbet zifiri sonu
Bir La etmez misafirliğim
Vardır elbet zifiri sonu
Yorumlar
Yorum Gönder