Yüzünü Kapat
çukurların sonsuzluğunda bata çıka
bir masal anlatıyorum
bir kız çocuğuna
kırmızı yalanlar örüyorum gizlice
sen duy diye
tanrıyı ben uyandırıyorum her gece
tellerimde paslı bir beste çalıyor
yoğurt kabına menekşe dikiyorum
uzak ya da yakın farkı yok
yüzünü kapat
artık seni görmeyeceğim
bu sorgular hep aynı yerden yaralayacak
iyileştim diye kendini kandıran neyimiz varsa
bıkmadan ardımızdan fısıldayacak
kaldırımlardan yürümeyi reddeceğim
şemsiye kullanmayı samimi bulmayacağım
böylece hangi teyellinin iliğine düğmeyim ben
kimse bilmeyecek
bu kırık pencereler, sararmış fiskos örtüleri
susamına değene dek ağzımda beklettiğim akideler
beyaz sabun kokulu yün yastıkları
dahası ve dahası yetmeyecek
geriye kalan kızıl beddua
elbet ellerimde azar azar tükenecek
bir sigara daha yakacağım
bir kış günü bir bankta yapayalnız
beton sütunlara anlatacağım olanları
ait olduğumuz bize ait olan ne varsa
yıllar belki de yarından sonra
senin tecellinde nüksedecek
ben yine sonradan anlaşılan
çakıl taşlarıyla mübadele
yüzünü kapat
dönmeyeceğim.
Yorumlar
Yorum Gönder